İLİMDEN İRFANA YOLCULUK ...

... Öz Kültürümüz ve Şahsiyetimiz İçin

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Şahsiyet Gelişimi Dikkat Toplama Eğitimi

Dikkat Toplama Eğitimi

e-Posta Yazdır
Yetişkinler, meslek yaşamlarında, hatta serbest zamanlarında hep kendilerini aceleci davranmak zorunda hissederler. Hep “Hadi çabuk ol”, “zamanım yok” “yetişmemiz lazım” gibi cümleler kullanırlar. Bu durum stres altında olduklarının ve dikkatlerini toplamada güçlük çektiklerinin bir göstergesidir.
Sabahları giyinirken, kahvaltı yaparken kendilerini birçok şeyi aynı anda düşünmek zorunda hissederler. Zaman içinde beyin ve vücut bir göreve konsantre olmada güçlük çekmeye başlar. Kendinizi ne kadar çok dikkatinizi toplamaya zorlarsanız o kadar çok dikkatinizi toplayamadığınızı görürsünüz.
Bir konu üzerine dikkati toplama öğrenilebilir mi?
Evet, gün be gün ve adım adım uygulanan alıştırmalarla bu beceri elde edilebilir.
Bunun için her şeyden önce bir konu üzerinde dikkati toplamayı ve çalışabilmeyi istemek gerekir. Kişinin kendisinin içten istemesi önemlidir. Dışarıdan empoze edilemez. Onun için anne-babalar bu konuda çocuklarının isteklerini harekete geçirmelidirler ve daha sonra bir kenara çekilmelidirler. Zaman içinde çocuğunuz soruları ile sizinle işbirliği yapmak isteyecektir.
Örneğin bazı alıştırmaları birlikte yapabilirsiniz. Bir resmi alır o resim hakkında birlikte tartışabilirsiniz.
_ Bu resimde ne görüyorsun?
_ Bu resim hoşuna gitti mi? Ya da ne hoşuna gitmedi gibi.
Dikkatin bir konu üzerine toplanabilmesi için bireyin o konuya ilgi göstermesi şarttır. Eğer çocuklar ev ödevlerini yapmada zorlanıyorlarsa ev ödevlerinden hoşlanmadıkları anlaşılmalıdır. Ev ödevini yapmak istemeyen bir çocuk ilgi duyduğu bir kitabı oturup saatlerce okuyabilmekte ya da bir maket uçağı bitirinceye kadar uğraşabilmektedir.
Bu konuda hazırlanmış “Dikkat toplama alıştırmaları” vardır. Anne babalar bu alıştırmaları çocukları için bulabilirler. Bu alıştırmalar;
-Birbirine benzeyen iki resimde 8 – 10 farklılığı bulma, (çocuk bunları bulmalı).
-Labirent oyunları,
-Çeşitli şekillerin devamını boyama(örnekler arkada verilecektir).
-Sayıları birleştirerek resim oluşturma.
-Resmin bütününe uygun olmayan, resmin içindeki bazı figürleri bulma şeklinde olabilir.
Dikkatin toplanabilmesi için planlı çalışma önemlidir. Plan, yaşamı sıkıcı yapmamak şartı ile yaşamı kolaylaştırır. Gerçekçi ve uygulanabilir şekilde düzenlenen bir plan çocuğun başarı duygusunu yaşamasına neden olur ve kendine güveninin artmasını sağlar böylece çocukta olumlu benlik algısı gelişmiş olur.
Evde çocukla birlikte bir dikkat toplama posteri hazırlanabilir. Büyükçe bir karton alınır, aşağıdaki cümleler büyükçe yazılır, etrafı istenildiği gibi süslenir.
-“Dikkat toplama” düşünceyi bir konu üzerine yoğunlaştırma demektir.
-Ödevimi yaptığım 30 dakika içinde benim için hiçbir şey ödevimden daha önemli değildir.
-Kendi kendime söz veriyorum, çalıştığım süre içinde başka hiçbir şey düşünmeyeceğim.
-Ev ödevlerimi bölümlere ayıracağım ve ne kadar zamana ihtiyacım olduğunu göreceğim.
-Ödevimi yaparken aralarda kendime dinlenme zamanı tanıyacağım.
Bu poster çocuğun odasında çocuğun istediği uygun bir yer asılabilir.
Bir konu üzerinde dikkatimizi toplamak istiyorsak sadece “ ne yapıyorsak onu düşünmeliyiz”
Yemek yerken gazete okumak, ya da bir başkasını dinlerken gazeteye göz atmak dikkatin dağılmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda böyle davranan yetişkinler çocuklara kötü model olmaktadırlar.
Eğer anne-babalar kendi dikkat toplama yetilerini geliştirirlerse çocuklarının da dikkatlerini bir konu üzerine toplayabilmelerine yardımcı olurlar.
Anne-babalar sakin olmalıdırlar ve çocuklarına karşıda sakin davranmalıdırlar. Çabuk kızan, sabırsız, sadece kendi dediğinin olmasını isteyen bir yetişkin çocuğu için doğru bir model değildir.
Ben kimim? Anne, baba, kız ya da erkek evlat. Hangi rolümü severek yapıyorum, hangisini değil? Neden? Hangi özelliklerimi beğeniyorum, hangilerini beğenmiyorum? Yaşam şartları nelerdir? Değiştirebileceğim şeyler ve değiştiremeyeceğim şeyler nelerdir.Değiştirebileceğim şeyler üzerine dikkatimi toplamalıyım.
Duyuları Çalıştırarak Dikkat Toplama Becerisini Geliştirme:
Dikkat toplamayı geliştirebilmek için beş duyu organını çalıştırmalıdır.
Çocukların görsel, işitsel algılarının gelişmesi için alıştırmalar yapmalı, oyun yolu ile çocukların beş duyusunun gelişmesine yardımcı olmalıdır. Dolaylı olarak düşünme yeteneklerini geliştirmelidir.
Görme alıştırması:
- Resimdeki eksiklikleri, bulma, yada resmin bütününe uymayan cisimleri bulma(örneğin, kar yağan bir manzarada mayolu çocuklar).
Koku alıştırması:
Gözler kapatılır, odanın çeşitli yerlerine, limon, portakal, kahve, nane, parfüm konur. Çocuk dolaştırılır hangi kokunun nerede olduğu bulunur.
Dokunma alıştırması:
Gözler kapatılır, elle dokunulan nesnelerin neler olduğu bilinir.
Tat alıştırması:
Gözler kapatılır, dilin üzerine konulan yiyeceklerin neler olduğu, tatları, acı, tatlı, ekşi tanınır.
Duyma alıştırmaları:
- Bir kaset alınır, bilinçli olarak müzik dinlenir. Parçanın içindeki bir müzik aletinin sesine dikkat toplanır ve parça süresince sadece o dinlenir.
İkinci adım,
Müzik çaların sesi çok hafif işitinceye kadar yavaş yavaş kısılır.
Üçüncü adım,
Müzik çalar tamamen kısılır, bir dakika süre ile sessizlik dinlenir. Bir
Dakikanın ne kadar uzun olduğu görülür.
Dinlemek bir dikkat toplama alıştırmasıdır.
Gürültülü ortamda ya da Radyo çalarken, televizyon izlenirken konuşulanlar iyi dinlenebilir mi?
Konuşan kişi kendisinin iyi anlaşılıp anlaşılmadığından tereddüt eder. Dinleyen kişi kendini tam olarak konuşulan konu üzerine konsantre edemez, bu da konuşan kişide anlaşılmama, değer verilmeme duygusu yaratır. Bu durum iki tarafta da stres yaratır, aynı zamanda sosyal etkileşimi olumsuz etkiler. Dinleme sessiz oturmak değildir, aktif katılımı gerektirir. Bazen çocuğunuzun anlatmasını isteyebilirsiniz, fakatçocuğunuz anlatmaz. Daha önceki davranışlarımızla çocuğumuzun anlatma ihtiyacını engellemiş olabiliriz.
Karşılıklı konuşmada çocuk söyleyeceklerine dikkatini toplar, aynı zamanda kendisine anlatılanlara dikkat eder. Bu ortamlar çocuğun dikkatinitoplamasına yardımcı olur.
Konuşmayı engelleyen davranışlar:
1.Alay:
-Şeker alabilir miyim?
-Bugün yeteri kadar zaten tatlısın..!
Bu zararsız gibi görünen takılmalar bile insanı bazen kırabilir. Böylece kendini engellenmiş hisseden çocuk kırılır. En azından konuşma ortamı bozulur. Alaya karşı koyabilmek için kendine güvenli ve aldırmaz olmak gerekir. Ancak bu nitelikler genelde çocuklarda yoktur.
2.Tehdit:
-Bana o konuyu anlatmazsan, bugün dışarıya çıkamazsın!
Baskı altında olduğunu hisseden çocuk, bir şey anlatmak istemez. Çocuğu tehditle, ondan bir açıklama almak mümkün değildir. Çocuk tehdit edeninilgi ve beklentilerine göre cevap verir. Bazen anne-baba ikna yolunu seçerse de, bu da ılımlı bir tehdittir. Bunda da başarısız olan anne-baba pazarlık yolunu seçebilir“bana anlatmazsan çok üzülürüm” gibi. Burada başarısızlık her iki taraf içinde olasıdır.
3.İftira- Suçlama:
-Yavaş oku kekeleyip durma!
Çocuğun bize karşı açık olmaması durumunda, suçlama, tenkit etme, tehdit etme sıkça kullanılan yöntemlerdir. Çocuk anında reaksiyon göstererek savunmaya geçer ya da tamamen susar.
4.Daha iyisini bilmek:
-Odamda konsantre olamıyorum!
-Odanı toplarsan, iyi çalışabilirsin!
Bu kadar çabuk bir çözüm reçetesini nereden alıyoruz?
Karşısındakini iyice dinlemeden çözüm önerisinde bulunmak doğru mudur?
Çocuk için iyi olanı baştan bildiğimize inanıyor, çocuğa sormuyor, onun katkısını istemiyoruz.
5.Sorgulamak:
-Matematik ödevini ne yaptın? Anlat bakalım.
Ağzından kelimeleri zorlamı alacağız?
Bu şekilde sorgulama anne-babanın meraklı ve kendi ilgisini frenleyememesinden kaynaklanmaktadır. Çocuğun konusu ile ilgilenmektedirler, fakat çocuğun duyguları ile değil. Böylece isteksiz cevaplar alırlar. Çünkü çocuk iyi anlaşılmadığı duygusuna kapılır.
Konuşmayı engelleme nedenleri iyi bilinmelidir. Konuşmayı teşvik etmek, aktif bir biçimde dinlemek, iyi bir ilişki kurmak önemlidir.
Konuşmayı Destekleyen Davranışlar:
- Çocuğu önemsemek:
Eğer çocuğun konuşmaları ciddiye alınırsa çocuk açılır ve konuşmaya devam eder. Çocuk ciddiye alındığını hissederse kendisinin anlaşılmış olduğunu kabul eder ve daha çok açılır.
- Beklemek:
Çocuğa zaman tanınmalıdır. Hemen her şeyi anlatması beklenmemeli, kendisi için uygun zamanı ona bırakılmalı, anlatmak istediği zaman dinlemelidir.
- Yargılamaktan uzak durulmalı:
Yargılama olumlu sürdürülen konuşmayı zedeler.Sınıf arkadaşı ile olan tartışmasını anlatırken dinlemeli, şöyle ya da böyle yapmamalıydın gibi önerilerde bulunulmamalıdır. Senin için doğru olan nedir, nasıl davransaydın daha doğru olurdu ya da ben senin yerinde olsaydım şöyle davranırdım gibi yargılamadan, önerilerde bulunmadan konuşma sürdürülebilir.
- Üzerinde düşünme:
Çocuğun davranışlarının üzerinde düşünme. Eğer çocuk okuldan gelir ve yüksek sesle “;;;;;öğretmenin yaptığı haksızlık”;;;;; derse kendisinin birileri tarafından dinlenmek istediği anlamına gelir. Hemen kızmamalı, durup düşünmeli çocuğun duygularını kabul etmeli, çocuğun kendi kullandığı kelimeleri ona tekrar etmeli ve onu dinlemeye hazır olduğunuzu belirtmelisiniz.
- Çocuğun duygularının farkına varma:
Çocuğun duygularının farkına varma. Genellikle duygular üzerine konuşmak zordur. Çocuğu olduğu gibi kabul etme duygularını ona yansıtma ve kendisinin de duygularının farkına varmasına yardımcı olma.
Konuşarak Öğretmek:
Anne-babalar çocuklarına öğretmek istediklerini, o konuda konuşma olanakları sağlarlarsa öğretebilirler. Çocuk anne-babasına anlatırken, anne-babasını dinlerken öğrenir. Genellikle çocuk öğretmen öğrenci oyunları oynar ve bu oyunlarında da birçok şeyi konuşarak öğrenir. “Bir konuyu açıklarken öğreniriz”
Anne-babalar çocuklarının rahatsız olmayacakları bir ortamda çalışmalarına olanak sağlamalıdırlar. Böylece çocuklarının ödevlerini yapmalarına önem verdiklerini de göstermiş olurlar.
Çamaşır, bulaşık makinesi çalışırken, elektrik süpürgesi ile ev süpürülürken, telefon konuşması yapılırken, televizyon açıkken
ya da küçük kardeşler oynarken, büyük çocuğun ev ödevine dikkatini toplaması beklenmemelidir. Bazı çocuklar dışarıdan gelen uyaranları ayırt etmede güçlük çekerler ve bu gürültüler onun dikkatini dağıtabilir.
 “Dikkat toplama” dışardan zorlayarak ya da kendi içinden zorlayarak oluşmaz.Anne-babaların “otur dikkatini topla ve ödevini yap” sözleri bazen aksi tesir yapmakta çocuklar dikkatlerini toplayamamaktadırlar.
Çocukları başarmaları için zorlama onların başaramama korkusu yaşamalarına neden olmaktadır. Bu korkuda onları başarısızlığa sürüklemektedir. “Dikkat toplama”; bir konuda başarma endişesi olmadan kazanılır.
Dikkatin dağılmasının önemli nedenlerinden biri de evde mutlu olmamaktır. Evde anne-baba arasındaki geçimsizlikler, ayrılıklar, acılar çocuğun dikkatinin dağılmasına neden olmaktadır ya da utangaçlık, başarısızlık korkusu,kendine güvenmeme gibi kişilik özellikleri oluşmaktadır.
Ruhsal zorlanmalar zihinsel çalışmayı zorlamaktadır. Böyle zorlanmalar kasların gerilmesine neden olmaktadır. Eğer çocuk yazarken dişlerini sıkıyorsa, öne fazla eğiliyorsa ya da kalemini çok sıkı tutuyorsa gereğinden fazla enerji sarf ediyor demektir. Bu da istenen başarıyı engellemektedir. Çocuk kalkar dolaşır ya da ayağını, elini kolunu oynatırsa, bu da gerilimden sonra ortaya çıkan gevşeme hareketleridir. Eğer dikkatin toplanması isteniyorsa, önce bir gevşeme alıştırması yapılmalıdır.
Model olma:
Anne-babalar çocuklarına dikkat toplamayı öğretmek istiyorlarsa önce kendileri bir konuda dikkatin nasıl toplandığı konusunda alıştırmalar yapmalıdırlar. Yaşamlarında sakin, kendinden emin davranmalıdırlar. Böylece çocuklarına model olmalıdırlar. Modelden öğrenme en çabuk, en kolay öğrenme şeklidir. Bir başkasının duygusal tepkilerini izleyen kişi bu davranış şeklini öğrenir. Model olacak kişiyle ilişkiler nasıl olmalıdır?
-İyi ilişki içinde olunan kişinin davranışlarından öğrenilir. Örneğin arkadaş.
-Sevgisini kaybetmeyi korktuğu kişinin davranışları model olarak alınır. Örneğin, anne-baba.
-Kendinden statü bakımından üst düzeyde olan kişinin davranışlarından öğrenilir.
-Kendi ile aynı statüde, aynı yaşta, aynı cinsiyette olan kişi model olarak alınır.
Bilinçli olarak yaşar ve duyu organlarımızı bilinçli olarak kullanırsak dikkatimizi toplamayı geliştirebiliriz. Çevremizi bilinçli olarak algılarsak, bilinçli olarak hissedersek, bilinçli olarak düşünürsek, bilinçli olarak yaşarsak. Genel anlamda planlı olarak yaşarsak. Kendi yapabildiklerimizden mutlu olursak, zevk alırsak güdüleniriz.
Dikkat toplamayı geliştirmek için aşağıdaki durumlar yaratılmalıdır:
-Ne yapıyorsanız sadece onu düşünün ve onu yapın.
Aynı anda birden fazla iş yapmayın. Örneğin kahvaltı yaparken gazetenizi okumayın ya da gazete okurken televizyon izlemeyin. Bu davranışınızla çocuğunuza olumsuz model oluyorsunuz
-Ev içinde görevlerin paylaşılması.
Çocuklar dahil, evde kimin ne görevleri var bilinmeli, sofrayı kim kuracak, sofrayı kim toplayacak, çöpü kim boşaltacak önceden saptanıp, yazılı olarak evin bir köşesine asılabilir. Bu görev dağılımı hep birlikte oturulup yapılabilir. Böylece iç disiplin kazanılmış olur.
-Düzgün bir çalışma ortamı:
Masanın üzerinde sadece öğrenilecek konu ile ilgili malzemelerin bulunması. Gazete, oyuncaklar ya da daha başka konu dışı malzemeler dikkati dağıtabilir, gözden uzakta tutulmalıdır.
Çocuklar niçin evde daha az hata yaparlar?
-Evde sadece alıştırma yapılır, daha az heyecan vardır.
-Anne-baba çocuğun temposunda çalışmaktadır. Oysa sınıfta
öğretmen sınıfın hızında gitmektedir.
-Anne-baba çocuğa küçük yardımlarda bulunmakta, öğretmen böyle
bir şey yapmamaktadır.
Çalışma saatinin bir bölümü de dinlenmedir. Çalışma saati ile dinlenme saati birbirine karıştırılmamalıdır. Bir konu üzerinde çalışılmak isteniyorsa sadece onunla ilgilenmeli, sandalyede dik oturmalı, 4-5 problem çözdükten sonra ara verilmelidir . Ayağa kalkmalı açık pencerenin önünde derin nefes almalı, masanın çevresin de iki- üç defa dolaşmalı, ondan sonra ikinci ödeve geçmelidir. İki farklı dersin ödevi arasında bir meyve yenilebilir. Anneyle ya da kardeşle kısa bir sohbet yapılabilir.
Her çocuk dikkatini yaşının iki katı dakika toplayabilir. Örneğin, on yaşındaki bir çocuk dikkatini 20 dakika toplayabilir. 5- 10 dakika ara verebilir. Daha sonra tekrar çalışmaya oturabilir. Küçük çocuklar kendiliğinden tekrar çalışmaya oturamazlar, yetişkinlerin onlara hatırlatması gerekebilir.
Öğrenmeyi anlamlı yapmak:
Özenle izleme ve duygusal algılama desteklenmelidir. Burada değer yargıları önemlidir. Diğer insanlarla nasıl geçinirim?Onlar hakkında nasıl konuşurum?Onları nasıl dinlerim? Hayvan ve bitkilere nasıl davranırım? Ödünç alınmış eşyaları ya da kamu mallarını nasıl kullanırım?Bu sorulara yanıt aranmalıdır.
Algılamak sadece görmek ve işitmekten ibaret değildir. Uyarının kuvvetli olması da en iyi öğrenme yolu değildir. Gürültülü çevrede gerçekten doğru görmek ya da doğru işitmek mümkün değildir. Duyulara konsantre olmak gerekir.
Bundan dolayı çocuğun başarılı bir şekilde öğrenmesi için konsantre olmasını sağlamak gerekir. Onun algılama becerisini arttırmak öğrenmeyi öğretmek için şarttır. Bunun için aşağıdaki alıştırmalara başvurulabilir.
Gölge oyunu: Bir elmanın lambanın altındaki gölgesini, bir mum yanındaki gölgesi ile karşılaştırmak ya da bir el
lambası ile gölge oyunları oynamak gibi.
Göz kontağı: Kitap okuyan birinin göz hareketlerini izleme gibi.
Özel renk tonları: Yaprak, çim, ince çam yaprağı yeşili farklılıklarını bulma; ya da
değişik ağaç ya da taşların kahverengi, gri renk farklılıklarını bulma gibi.
Fantezi görüntüler: Gökyüzündeki bulutların şekillerini, kayaların şekillerini bir şeylere benzetme.
Sessizlik: Gözler kapalı sessiz bir ortamda neler işitildiği gibi. Radyo, teyp, ya da CD- çaları odanın uzak köşesinde ancak duyacak kadar kısarak dinleme gibi.
Parmak ucu ile temas: Gözü kapalı olarak parmak ucu ile nelere dokunduğunu bilmesi gibi.
Esinti ile keşif: Gözler kapalı olarak gelen rüzgarın hangi yönden geldiğini bulma gibi.
Diğer bir alıştırma şeklide, eski bir gazete ya da dergi sayfasında belirli büyük harf ya da küçük harf sayısını bulmak gibi.
Bu gibi alıştırmalar amaca dönük izleme ve algılama kabiliyetini arttırır. Çocuğun ev ödevlerini yaparken sıkılarak bırakması durumunda, bu gibi alıştırmalar onu motive edecektir.
Çocuğa yardım etmek istiyorsak aşağıdaki hususlara dikkat etmeliyiz.
-Çocuğun istekleri dikkatle izlenmeli,
Örneğin, çocuk akşam yatağına girmek istemiyorsa, sizinle daha uzun zaman mıkalmak istiyor, yoksa yatağa gidince korkulu bir rüya göreceğinden mi korkuyor araştırılmalı.
-Konulan kurallar açıklanmalı,
Eğer çaldığı müzik sizi rahatsız ediyorsa; “müziğin sesini kıs” denecek yerde “başım biraz ağrıyor, müziğin sesi bana yüksek geldi, radyonun sesini kısar mısın?”
-Çocuğun başarıları görülmeli ve ödüllendirilmeli,
-Kendi kendine hareket etmesi desteklenmeli, çocuğun kendi aktivitelerini kendisinin seçebilmesi için seçenek imkanları tanınmalı,
-Çocuğa zaman tanınmalı, çocuğa onu dinlemek için zamanınız olduğu söylenmeli,
-Çocuğun anlattıkları dinlenmeli, ona da anlatılmalı.
-Çocuk dilinde konuşulmamalı.
-İlgi, sıcaklık, kabul görme çocuğun gelişimine yardımcı olacağından, ona göre davranılmalı..
-Çocuğa zaman ayırıp onunla çeşitli oyunlar oynanmalı,
-Aile içinde bireylerin planlı ve organize bir şekilde yaşamı sağlanmalı, böylece rastlantısal ve keyfi ödüllendirme ya da cezalandırma davranışları azaltılmış olur.
Anne-babalar ne yapmalı?
-Derin bir nefes almalı,
-Çocukları ile iyi ilişkiler kurmalı,
-Açık ve net kurallar konulmalı,
-Ödül sistemi uygulanmalı,
-Tutarlı ve karalı davranmalı,
-Çocukla ilişki kurup geliştirmeli,
-Yanlış anlaşılmalar ortadan kaldırılmalı,
-Fazla enerjinin harcanması için ortam hazırlanmalı,
-Cezadan kaçınmalı,
-Davranışı üzerine düşünmesi için zaman tanınmalı,
-Yapmaması gereken değil de yapması gereken söylenmeli,
-Kendilerine güvenleri sağlanmalı, sorumluluk verilmeli, olumlu özellikler öne çıkarılmalı, yaratıcılığı desteklenmeli, zaman tanımalı, çok şey beklememeli.
Çocuklarla çalışırken, çocukların olumsuz davranışlarını azaltmaya çalışmaktan çok çocukların neler yapabileceklerine dikkat etmek gerekir. Örneğin, bazı çocuklar spontan davranırlar, ortama uygun komiklikler yaparlar, yaratıcıdırlar, riske girmekten hoşlanırlar Aynı zamanda da motor yetenekleri vardır ve mimik ifadeleri kuvvetlidir.
- Stres ortamlarını azaltmalı,
- Gün boyunca çocukla bir şeyler yapmalı,
-Yapılacak,işlerin programını yapmalı,
-Yapılacak işlerin kurallarını koymalı.
Çocuğunuzu doğru olarak nasıl ödüllendirirsiniz?
Çocuğunuzla göz kontağı kurun, ona gülümseyin, çocuğunuzu yaptığı bir davranış için ödüllendirin, genel karakteri üzerine överek değil. Örneğin şöyle söyleyebilirsiniz,“son iki aydır okuldaki başarıların için çok mutluyum”. “Oyunlarını oynadıktan sonra oyuncaklarını topladığına çok sevindim”
Şöyle söylemeyin, “sen iyi bir çocuksun”
Çocuğunuza sevgi ile dokunun, bir davranışını beğendinizse hemen ödüllendirin. O zaman ödül amacına ulaşmış olur. Yapılan iş karşı tarafın hoşuna giderse o iş tekrarlanır ve yapılırken korku ve stres yaşanmaz, yapılan iş hoşa gider, dikkat dağılmaz.
Dikkat toplama güçlüğü yaşayan çocukların bir şeyleri başardıkları duygusunu yaşamaları önemlidir. Anne-babalar eğitimlerinde çocuklarını cesaretlendirmeye dikkat etmelidirler. Anne-çocuk ilişkisinde çocuğun cesaretinin anne tarafından nasıl kırıldığına bir örnek aşağıda verilmiştir.
Ayşe ceketinin düğmelerini iliklemeyi ve ayakkabısının bağını bağlamayı öğrenmiştir ve bu işi yaptığını büyük bir gururla annesine göstermektedir. Bir sabah doktora gitmeleri gerekir, geç kalmışlardır. Anne kızına” bırak ben yapayım, çünkü sen çok yavaş yapıyorsun”der. Ertesi sabah Ayşe ceketinin düğmelerini annesinin iliklemesini bekler, çünkü annesi bu işi ondan daha iyi yapmaktadır. Eğer bu durum birkaç defa tekrarlanırsa çocuk kendi başarısına olan güvenini kaybeder. Şu soru sorulabilir. Zaman azlığından anne daha başka nasıl davranabilirdi? Eğitimde eğer zaman darlığı yaşanıyorsa, birkaç cümle ile bu durum çocuğa açıklanmalıdır. Mümkün olduğu kadar çocuğa kendi işlerini kendi yapabileceği zaman tanınmalıdır. Eğer çocuk yaptığı işlerde başarı sağlar ve yeni işler denerse kendine ve kendi başarısına güveni artar.
Mantıklı açıklamalar yapmak; bu yolu eğitimciler çok az uygulamaktadırlar. Çocuğa yapacağı davranışın olumlu ve olumsuz yönlerini anlatmak gerekir, örneğin ödevini zamanında yapmayan çocuğun geç vakte kadar ödevi ile uğraşırsa, hava karardığı için dışarı da oynamaya vakti olmayacağı gibi.
Çocuğun olumsuz davranışlarını görmezden gelip sönmesi istenen eğitim tarzı uygulanmak isteniyorsa, burada önemli olan anne-babanın tutarlı ve kararlı davranmalarıdır. İstenmeyen davranış görmezlikten gelinirse , önce bu davranışta artma görülür, burada anne baba görmezlikten gelmeye devam etmelidir daha sonra davranışta sönme olur. Ceza verildiği anda istenmeyen davranışın ortadan kalkmasına neden olur fakat uzun sürede eğitimci ile çocuğun ilişkisinin bozulmasına neden olur.
 

Rasûlullah (sav) buyuruyor:
"Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allah'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim öğreten âlim ve öğrenmek isteyen öğrenci bundan müstesnadır." (Tirmizî, Zühd 14. İbni Mâce, Zühd 3)