İLİMDEN İRFANA YOLCULUK ...

... Öz Kültürümüz ve Şahsiyetimiz İçin

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Üç çeşit insandan korkacaksın!..

e-Posta Yazdır

 

 

Peygamberler Niçin Gönderildi?

e-Posta Yazdır

Cenâb-ı Hakk'ın, peygamber göndermesindeki hikmet nedir?

Doğruyu yanlıştan ayırmada bir ölçü olan "akıl", mânevî bir rehber olan "kalb" ve istediğini seçebilme gücü olan "irâde"ye sahip insanoğlu; bu ilâhî ikrâmlarla birlikte imtihan gereği, içinde sinsi düşman, yani "nefis" engeliyle de perdelenmiştir. İçindeki bu düşmanının yanısıra, dışında da "iblis", onu hidâyetten uzaklaştırmak için nöbet tutmaktadır.

 

Şeytanın Tuzakları

e-Posta Yazdır

ŞÜPHESİZ insana verilen nimetlerin en büyüğü akıldır. Çünkü insan Yüce Yaratıcı'sını onunla tanır, peygamberlerin doğruluğunu onun sayesinde anlayabilir. Ne var ki insanın mutlu bir sona ulaşması için akıl tek başına yeterli değildir. Bu sebepledir ki insanı var eden Kudret yeryüzünde onu sadece aklıyla baş başa bırakmış, aklın eksikliklerini peygamberler göndererek, kitaplar indirerek tamamlamıştır. Güneşin açık ve sağlıklı bir göz için ışık kaynağı olması gibi ilahî kitapların da aklı selim için doğru ve yanılmaz bir bilgi kaynağı olmasına rağmen Hz. Adem'den itibaren insanoğlunu Yüce Rabbine karşı isyan etmeye çağıran Şeytan'ın davetleri, ondaki bu değerli kaynaktan faydalanmasına engel olabilen başlıca faktörlerden biridir.

 

İnsanın Kendi Kendine Tuzakları

e-Posta Yazdır

İNSAN; Allah'ın yeryüzünde kendisine halife olarak en güzel surette yarattığı mükerrem bir varlık. Manevi yapısı ve taşıdığı değerler itibariyle kainatın gözde varlığı. O'nun asıl değeri Cenab-ı Hakk'ın kendisinden bir nefha olarak lütfettiği ruhî tarafıdır. İnsan rûhî-ilahi yönü itibarıyla ebedidir ve ebediyete tutkundur. Zaten onun, bu mükemmeliyette, 60-70 sene gibi çok kısa bir ömür süresi için dünyadaki fani zevk ve lezzetlerle oyalansın diye yaratıldığı düşünülemez. Öyleyse insan, ezelden gelip ebede gidiyor.

İnsanoğlu, bu yolculuğunda bir takım konaklardan geçmektedir. Bunlardan ilki Elest bezmi denilen ruhlar âlemi, ikincisi ruh ile cesedin buluşmasından ve ilahi cevherin ten kafesine konulmasından sonraki konak, yani dünya hayatı. Üçüncüsü ölümle başlayan sûrun üfürülüşüne kadar devam eden kabir hayatı. İkinci surla başlayan ve sonsuza dek devam edecek olan ahiret ve ebediyet...

 

Başarının Sırrı Kendimizdedir...

e-Posta Yazdır

İş adamının işleri bozulmuştu. Ne yaptıysa olmuyordu. Bir zamanlar çok başarılı bir insan olmasına rağmen şimdi büyük olan sadece borçlarıydı. Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırırken, diğer taraftan da bir sürü insan ödeme bekliyordu. Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu. Nefes almak için parka gitti. Bir banka oturdu, başını ellerinin arasına aldı ve bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı.

Tam bu sırada birden, önünde yaşlı bir adam durdu ve:'Çok üzgün görünüyorsun. Seni rahatsız eden bir şey olduğu belli… Benimle paylaşmak ister misin?' diye sordu.

 

Güzellik - Çirkinlik

e-Posta Yazdır

Bir gün güzellik ile çirkinlik deniz kıyısında karşılaştılar.

Birbirlerine ‘Haydi yüzelim mi? dediler.

Sonra elbiselerini çıkarıp sulara daldılar. Bir süre sonra çirkinlik sahile çıktı ve güzelliğin elbisesini giyip yoluna gitti.

Güzellik de denizden çıktı ama giysilerini bulamadı. 

 

İlmin Ayağına Gidilir

e-Posta Yazdır

BÜYÜK fıkıh âlimi İmam Malik Hazretlerinin hayatı Medine'de geçmişti. Muvatta isimli kıymetli hadis kitabını yazmış olan İmam Malik, öğrencilerine bu kitaptan ders okutmakta idi. Böylece yüzlerce öğrenci yetiştirmiş, İslam âleminin her tarafına göndermişti.

İmam Malik Hazretleri, hususi hayatında yumuşak huylu, hoş görülü birisiydi. Ancak ders okuturken, yumuşaklığı bir tarafa bırakır, hocalığının izzetli ve ağırbaşlı tavrını takınırdı. İlmin haysiyetini hiç kimseye çiğnetmezdi.

ABBASİ halifelerinden Harun Reşid, bir gün Medine'ye gelmişti. Vezirini İmam-ı Malik'e göndererek:

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 9
Bayram, Yeni Elbiseler Giyinmek Değildir
Çocuklarımız, yarının büyüğüdür. Bayramlarda onlara olan alâka ve vazîfelerimizi îfâda, yarınların sağlam te'sîs edilmesinin temel harcıdır. Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bulunan Allâh Rasûlü
Hayata Bakış
Bir varmış bir yokmuş, kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç kıl saç görmüş. "Hımm, demiş galiba bugün saçımı örgü
Sen Kendini SEVDALI mı Sanıyorsun?
    Zünnun el-Mısri Hazretleri bir gün, yolculuğu sırasında nur yüzlü bir gence rastladı. Gence yaklaşan Zünnun el Mısri sordu: -Nerelisin, ey gurbetteki insan? Genç: -O’nunla huzuru

Tembel insan yoktur. Sadece, kendisine esin kaynağı oluşturacak kadar güçlü amaçları olmayan insanlar vardır. ANTHONY ROBBİNS
Vakt-i Seher
İlahî fermandır dinle de fehmet Ûlâdan âlâdır yurdu âhiret Aldanıp fâniye dalmışsan şayet Uyuma seherde dile mağfiret Tomurcuk gül olur vakt-i seherde Gül gibi kokarsın, talip ol
Üyeler : 171
İçerik : 3249
Web Bağlantıları : 53
İçerik Tıklama Görünümü : 1088234

Son Yorumlar


Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe, 128)